BEYİN HASTALIKLARINI ÖNCEDEN TANIMAK VE ÖNLEM ALMAK MÜMKÜN MÜ?
Eminiz herkes gibi sizler de yoğun geçen öğrenim ve iş hayatı sonrası sağlıklı geçirmeyi umduğunuz bir emeklilik hayatı hayal etmektesiniz. Peki bu güzel yaşlarınızda kapınızı çalma ihtimali olan nörolojik hastalıkları ve bunlara neden olabilecek risk faktörlerini biliyor musunuz? Bunları erken dönemde tanımak ve önlem almak mümkün mü? Genel chek-up programları bu hastalıkları tanımaya yeterli midir? Gelin hep birlikte bu sorularımıza cevap bulmaya çalışalım.
Check-up niçin yapılır?
Modern tıpta amaç hastalık ortaya çıkmadan önce gerekli önlemler alarak kişinin sağlıklı kalmasını sağlamaktır. Hastalık ortaya çıktıktan sonra hem tedavisi daha pahalı olmakta, hem de sağlık bir kez bozulmuş olmaktadır. Kanser, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, diabet ve daha pek çok diğer hastalıkta erken ve doğru tanı hem yaşam süresini uzatmakta hem de yaşam kalitesini arttırmaktadır. Genel chek-up programları bu gibi hastalıkları başlangıç safhasında tanıyarak, en erken dönemde tedavi uygulamayı amaçlar.
Beyin hastalıkları ve ilişkili oldukları risk faktörleri ve hastalıklar nelerdir? Bunlar önceden tanınabilir mi?
İnme, epilepsi, demans, parkinson ve beyin tümörleri de giderek sıklığı artan, tedavisi güç, uzun süreli bakım ve takip gerektiren nörolojik hastalıklardır. Hiçbir belirti vermeden ve hastada hiçbir şikayete neden olmadan yıllarca sinsice seyreden hipertansiyon, diabet ve kolesterol yüksekliği gibi hastalıklarla hem kalp damar hastalıkları hem de inme ve demans arasında yakın ilişki bulunmuştur. İnme geçiren hastaların ¼’ünde farkında olmadıkları diabet bulunmaktadır. Açlık kan şekeri normal olsa bile bozulmuş glukoz toleransı damar sertliği için en önemli risk faktörüdür. Bir diğer önemli vasküler risk faktörü olan kolesterol yüksekliği için de günümüzde bildirilen tedavi hedeflerinin ölçüm yapılan laboratuvarın normal diye belirttiği değerlerden farklı olduğunu biliyoruz. Her hasta bu konuda bireysel olarak değerlendirilmeli, mevcut diğer risk faktörleri göz önünde bulundurularak kolesterol düşürücü ilaçlar tedaviye eklenmelidir.
Bu risk faktörlerinin erken dönemde tanınması ve tedavi edilmeye başlanması büyük hayallerle beklediğimiz hayatımızın emeklilik dönemlerinin kabusu olabilecek inme ve demans gibi kronik nörolojik hastalıklardan korunmayı sağlar. Önlenebilir en sık nörolojik hastalık olan inmenin ilişkili olduğu en önemli iki nedenden biri olan ritm bozukluğu sadece EKG ile, diğeri olan şah damarı darlıkları ise karotis ve vertebral arter doppler incelemeleri ile basitçe tanınabilir. Tıkayıcı beyin damar hastalıklarının 1/3’ünden sorumlu olan ritm bozukluklarında antikoagulan tedavinin başlanması inmeden %60 oranında korumaktadır. Bu hastalıkların tanınarak erken dönemde tedavi edilmesi bizi sadece inmeden değil inme sonrası sık gelişen bir kompliksyon olan demansdan da korur.
Hareketlerin azalması, güçleşmesi, yavaşlaması ve kas sertliğinin artması ile karakterize bir hastalık olan Parkinson hastalığının başlangıcında sadece omuz, sırt ve kol ağrıları olabilir. Hareket güçlüğü ile ilgili belirti ve bulgular dışında terleme, tükürük salgısı ve ciltte yağlanmada artma, uykuda canlı rüyalar görme gibi uyku bozuklukları, koku duyusunun kaybı ve kabızlık görülebilir. Hastalığın başlangıç yaşı ortalama 50-60 yaş aralığında olup, sıklığı yaşla artmakla birlikte genç yaşlarda da başlayabilir. Hastaların %5’inde hastalık 40 yaşından önce başlar ve bu hastalar çoğunlukla ailesel Parkinson hastalarıdır. İleri yaş, birinci derece akrabalarda Parkinson hastalığının varlığı, özgeçmişte anlamlı kafa travmasının bulunması risk faktörleri olarak bildirilmiştir. En azından bu risk faktörleri bulunan hastaların belli aralıklarla nöroloji uzmanınca değerlendirilmesi Parkinson hastalığının erken tanınması ve tedavisi için önemlidir.
Beyin check-up programı kimlere ne kadar sıklıkla yapılmalıdır?
Genel chek-up programları bu hastalıkları tanımak ve ortaya koymak için yeterli değildir. Genel chek-up programlarının içinde giderek daha fazla yer almaya başlayan beyin chek-up programları nörolojik hastalıkları özellikle inme, demans, Parkinson ve ilişkili olduğu risk faktörlerini erken tanımayı ve tedavisini hedefler.
Beyin chek-up sağlık sorunu olsun olmasın her yaşta yapılabilir. Ama ailede hipertansiyon, diabet, kalp damar hastalığı, inme, demans, Parkinson öyküsü olan kişilere mutlaka senede 1 kez yapılmalıdır. Baş ağrısı, baş dönmesi, unutkanlık, ellerde titreme, hareketlerinde yavaşlama gibi yakınmaları olan hastalar mutlaka nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Beyin check-up programı hangi incelemeleri içermelidir?
Nöroloji uzman muayenesi, akciğer grafisi, tüm batın ultrasonografisi, kranyal görüntüleme, karotis ve vertebral arter ultrasonografisi, nöropsikolojik değerlendirme, EEG, kemik dansitometrisi, açlık kan şekeri, HbA1c, açlık insülin, lipid profil, SGOT, SGPT, BUN, kreatinin, ürik asit, hemogram, homosistein, hs CRP, sedimantasyon hızı, B12, folik asit ve TSH içeren kan biyokimya incelemesi yapılmalıdır.
Doç.Dr. Ebru Altındağ